Learn Turkish Language Online -- Turkish Learning Logo
[Learn Turkish: Home] [Turkish: Beginners]
[Table of Contents] [Questions/Comments]
[Learn Turkish: Downloads] [Blog: Our Turkish Life!]
[Turkish Love] [Learn Turkish: Website Updates]
[Turkish: Movies, Index]
[Learn Turkish: Personal Names]
[Turkish: Website Search Engine]
[Online Turkish Word Dictionary]
Learn Turkish language, 
Online color bar

Identify this famous Turk
Famous Turks Series -- Tarkan on his first all-English 'Come Closer' album
Famous Türk Picture Series
In Turkey - Türkiye'de

Turkish movies, Türk filmleri

Free updates for life!
Jim and Peri's
Commercial-free
CD/Broadband Editions
for Turkish Learning --
with triple ebook bonus!
Turkish movies and Turkish Language-learning CD/Broadband product

Turkish Language Verb Tenses

Gelmek -- Past Perfect Continuous Tense

In Turkey - Türkiye'de

Tüm içecek fırsatları için tıklayın !

Related Pages:
  • All the Turkish Verb Tenses, Index
  • Turkish Verbal Nouns
  • Turkish Language Verbal Factoids
  • Verb 'to be' Index
  • The three ways to say 'to be' in Turkish
  • Turkish Adverbs
  • The Past Tenses

    Indicative Mood

    Past Perfect Continuous Tense

    Türkçe -- Sürekli Geçmişte Bitmiş Zaman

    Past Perfect Continuous -- Negative Past Perfect Continuous -- Interrogative Past Perfect Continuous -- Negative Interrogative
    gelmekteydim (gelmekte idim) --
    I had been coming
    gelmemekteydim --
    I hadn't been coming
    Daily Usage Equivalent: gelmiyordum
    gelmekte miydim? --
    had I been coming?
    gelmemekte miydim?
    -- had I not been coming?
    Daily Usage Equivalent: gelmiyor muydum?
    gelmekteydin --
    you had been coming
    gelmemekteydin --
    you hadn't been coming
    Daily Usage Equivalent: gelmiyordun
    gelmekte miydin? -- had you been coming? gelmemekte miydin? --
    hadn't you been coming?
    Daily Usage Equivalent: gelmiyor muydun?
    gelmekteydi --
    he (she, it) had been coming
    gelmemekteydi --
    he (she, it) had not been coming
    Daily Usage Equivalent: gelmiyordu
    gelmekte miydi? --
    had he (she, it) been coming?
    gelmemekte miydi? --
    hadn't he (she, it) been coming?
    Daily Usage Equivalent: gelmiyor muydun?
    gelmekteydik --
    we had been coming
    gelmemekteydik --
    we hadn't been coming
    Daily Usage Equivalent: gelmiyorduk
    gelmekte miydik? --
    had we been coming?
    gelmemekte miydik? --
    hadn't we been coming?
    Daily Usage Equivalent: gelmiyor muyduk?
    gelmekteydiniz --
    you had been coming
    gelmemekteydiniz --
    you had not been coming
    Daily Usage Equivalent: gelmiyordunuz?
    gelmekte miydiniz? --
    had you been coming?
    gelmemekte miydiniz? --
    had you not been coming?
    Daily Usage Equivalent: gelmiyor muydunuz?
    gelmekteydiler --
    they had been coming
    gelmemekteydiler --
    they hadn't been coming
    Daily Usage Equivalent: gelmiyorlardı
    gelmekte miydiler? --
    had they been coming?
    gelmemekte miydiler? --
    hadn't they been coming?
    Daily Usage Equivalent: gelmiyorlar mıydı?
    Related Examples:

    Türkce öğrenmekteydin.
    You had been learning Turkish.
    -----
    Şu kemikleri yiyen köpekler aç görünmektelerdi.
    The dogs eating those bones had been looking (had been appearing to be) hungry.
    -----
    Otomobil temizdi, çünkü onu saatlerce temizlemekteydi.
    The car was clean because she had been cleaning it for hours.
    -----
    Babasi geldiği zaman Petek divanda uyumaktaydı.
    Petek had been sleeping on the sofa when her father came in.
    -----
    Onu unutmaya çalışmaktaydım.
    I had been trying to forget her.
    -----
    Erkek kardeşim bu akşam dans etmekteydi.
    My brother had been dancing this evening.
    Onlarla gelmemekteydi.
    He hadn't been coming with them.
    Daily Usage Equivalent: Onlarla gelmiyordu.
    -----
    Oğlunuz derslerine çalışmamaktaydı.
    Your son hadn't been studying his lessons.
    Daily Usage Equivalent: Oğlunuz derslerine çalışmıyordu.
    -----
    Çiftçileri kandırmağa çalışmamaktaydık.
    We hadn't been trying to cheat the (local) farmers.
    Daily Usage Equivalent: Çiftçileri kandırmağa çalışmıyorduk.
    -----
    Bir kaç gün kendimi pek iyi hissetmemekteydim.
    I had not been feeling very well (for) several days.
    Daily Usage Equivalent: Bir kaç gün kendimi pek iyi hissetmiyordum.
    -----
    Çok zamandir dans etmemekteydin.
    You hadn't been dancing for a long time.
    Daily Usage Equivalent: Çok zamandir dans etmiyordun.
    Eve koşmakta mıydık?
    Had we been running to the house?
    -----
    Öğrenciler tekrar tekrar aynı cümleleri mi yazmaktaydılar? Had the students been writing the same sentences again and again?
    -----
    Bay Sungar'ın calıştığı fabrikayı bilmekte miydin?
    Had you known (been knowing) the factory where Mr. Sungar works?
    -----
    Nerede oturmakta mıydın?
    Where had you been living?
    -----
    Onun neden ağladığını bilmekte miydin?
    Had you known (been knowing) why she is crying?
    Çiçekleri kesmemekte miydi?
    Hadn't she been cutting the flowers?
    Daily Usage Equivalent: Çiçekleri kesmiyor muydu?
    -----
    Senin için çalışmamakta mıydı?
    Hadn't she been working for you?
    Daily Usage Equivalent: Senin için çalışmıyor muydu?
    -----
    Yağmur yağmaya başladığı zaman onlar otomobili tamir etmemekte miydiler?
    Hadn't they been repairing the car when it began to rain?
    Daily Usage Equivalent: Yağmur yağmaya başladığı zaman onlar otomobili tamir etmiyorlar mıydı?
    -----
    Sigara içmemekte miydiniz?
    Hadn't you been smoking cigarettes?
    Daily Usage Equivalent: Sigara içmiyor muydunuz?
    -----
    Neden sen kendi işine bakmamaktaydın?!
    Why hadn't you been minding your own business?!
    Daily Usage Equivalent: Neden sen kendi işine bakmıyordun?!
    -----
    Bana güvenmemekte miydin?
    Hadn't you been trusting me?
    Daily Usage Equivalent: Bana güvenmiyor muydun?
    -----
    Izmire gitmemekte miydik?
    Hadn't we been going to Izmir?
    Daily Usage Equivalent: Izmire gitmiyor muyduk?

    We extend thanks to Bahire Şerif  for many of the example sentences on this page --
    taken from her book İgilizce'de Fiil Zamanları
    .

    In Turkey - Türkiye'de

    Ads by HepsiBurada
  • Essential Turkish Vocabulary
  • Turkish Pronunciation
  • Essential Idioms, Index
  • Sentence Structure, Standard
  • Turkish Accenting
  • Turkish Numbers Revealed
  • Unrelated fun:
  • Erotic Turkish Movies
  • Actress Suzan Avcı -- Born To Be Bad
  • Turkish Movies, Index
  • Frequently asked questions about Turkey and the Turkish language
  • llustrated Nargile Users Guide -- and Encyclopedia
  • Movie Superhero Tarkan, historic and erotik
  • Mature Dutch Bride in Turkey
  • Mature British Bride in Turkey
  • Mature Swedish Bride in Turkey
  • Our Honda Generator -- A Member of the Family
  • The Gossipy Who's Who of Turkey, index
  • The Top Ten Turkish Movies of All Time
  • #5 Selvi Boylum Al Kazmalım (The Girl in the Red Scarf)
  • Fast-working Turkish Diet -- with Alcohol included!
  • Turkish Cartooning, cartoonists, and funny cartoons
  • Discount Phrase for the Turkish Bazaar
  • Turkish Terms Of Endearment
  • Association Football - Our Least Favorite Sport
  • Turkish Personal Names
  • Politically Incorrect Turkish Humor
  • Why Off-Color Turkish is important too
  • Habibullah and The Great Cannon Caper
  • A Simple Turkish Thing
  • Learn Turkish language

    [Learn Turkish: Home] [Learning Practical Turkish Table of Contents] [Index] [Turkish Learning Message Center]Please email us and tell us how we can improve the Learning Practical Turkish Web site.

    © Conjugating Turkish Verbs -- Past-Perfect-Continuous Turkish Verb Conjugation